Şeker hastalığı, tıptaki adıyla diyabet, kandaki glukoz seviyesinin yükselmesiyle oluşan bir hastalıktır. Bu hastalığa sahip kişiler, besinlerinde şeker tüketemezler ve idrarlarında şeker kalıntıları görülebilir.

Birçok farklı türü bulunan diyabet, dünyada ve Türkiye’de çok fazla rastlanılan bir hastalık haline gelmiştir. Her 11 yetişkinden biri, diyabet hastasıdır ve her 6 saniyede bir, 1 kişi diyabet sebebiyle hayata gözlerini yummaktadır.

Şeker Hastalığının Nedenleri Nelerdir?

Şeker hastalığı nedenleri, hem genetik hem de yaşam düzeyine bağlı olarak sonradan oluşabilecek biçimde ayrılmıştır. Kalıtımsal diyabet, ailede şeker hastalığına sahip biri olduğunda, kendinize dikkat etmeniz gerektiğini ve yaşam tarzınızla bu hastalığı tetikleyebileceğinizi söylemektedir.

Bir diğer yandan sonradan, çevreye bağlı olarak gelişebilen diyabet, birçok farklı alışkanlıktan kaynaklanabilir. Bunlar arasında;

  • Aşırı kilolu olmak
  • Düzgün beslenme programının olmaması
  • Düzenli bir egzersiz programının olmaması
  • Yaşlılık
  • Stres
  • Gebelik sırasında oluşan birtakım problemler sayılabilir.

Tip 1 ve Tip 2 diyabet olarak ayrılabilen bu hastalıkta, Tip 1 diyabet sebebi genel olarak genetiktir. Tip 2 diyabet ise, yukarıda belirtilen maddelerden kaynaklanabilmektedir. Tabii bunların dışında, erken yaşta görülen Tip 2 diyabet için, gebelik sırasında gelişmekte olan diyabet için ve yaşlılıkta görülen diyabet için farklı isimler de bulunmaktadır.

Şeker Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Diyabet belirtileri, Tip 1 ve Tip 2 olarak da ayrılabilmektedir. Genel anlamda aynı köke bağlanan bu belirtiler, kişinin yediklerine dikkat etmesi ve spor gibi küçük hayat organizasyonlarıyla en aza indirilebilir. Tabii doktorun önermiş olduğu ilacın kullanımı ve şeker tüketmemek de oldukça önemlidir.

Tip 1 diyabetin belirtileri arasında birdenbire aşırı kilo kaybı, aşırı susama, ağız kuruluğu, aşırı tuvalete çıkma, fazla yorgunluk ve bulanık görüş ilk sırada olacaktır. Bahsedildiği üzere Tip 1 diyabet, genetiktir. Bu sebeple de çocuklarda da ortaya çıkabilir. Çocuklarınızın semptomlarını izlemek ve şikayetlerini göz ardı etmemek, erken tanı ve tedaviye başlamada büyük rol oynayacaktır.

Tip 2 diyabet belirtileri ise, cilt üzerinde oluşan yaraların daha yavaş iyileşmesi, ciltte kuruluk, kaşıntı ve dökülme, sık idrara çıkma, aşırı susuzluk ve açlık hissetme, yeni yedikten sonra bile doymama olarak sıralanabilir. Tip 2 diyabet, hayat standartlarına hitaben daha sonradan geliştiği için, korunmak mümkündür. Ancak Tip 2 diyabet hastası biri, en başta şeker alımı olmak üzere hayatının birçok farklı alanında değişiklikler yapmalıdır.

Şeker Hastalığının Tanısı Nasıl Koyulur?

Diyabet, tanı koyulup tedaviye başlanmadığı süreçte vücuttaki birçok organa zararı dokunabilecek bir hastalıktır. Bu sebeple de erken tanı oldukça önemlidir. Diyabet tanısı için açlık kan şekeri ölçümü veya oral glukoz tolerans testleri yapılmaktadır.

Açlık kan şekeri ölçümü sonucunda 100-125 mg/dl arası gizli şekere işaret edebilir. 126 mg/dl üstü ise şeker hastalığının kesin bir habercisidir.

Oral glikoz tolerans testi için ise şekerli sıvı alındıktan 2 saat sonraki kan değerlerine bakılmaktadır. İkinci saatte ölçüldüğünde 140-199 mg/dl arası gizli şekeri, 200 mg/dl ve üstü ise kesin bir diyabeti işaret edecektir.

Şeker Hastalığı Tedavisi

Şeker hastalığının en büyük tedavisi doktor önerisiyle kullanılan ilaçlar ve sonrasında hayatınızda yapacağınız küçük değişikliklerdir. Spor, düzenli beslenme gibi alışkanlıklar, diyabetin belirtilerini azaltmada yardımcı olacaktır.

Doktorlar için ise her diyabet çeşidinin farklı bir tedavi yöntemi bulunmaktadır. Tip 1 ve Tip 2 diyabet hastalığının kesin tedavisi için mutlaka uygun olarak geliştirilmiş ilaçlardan kullanmalısınız. Düzenli ilaç kullandığınız, hayatınızda değişiklikler yaptığınız ve şekerden kaçındığınız sürece hastalığın belirtileri azalacaktır.

Diğer Yazılarım: LİNK